PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : besmele çekilmeyecek haller hakkında.


Numan Bin Sabit
11 Haz 2007, 13:57
her işte besmele çekilir mi?
içki kadehlerini hadi bismillah diyerek tokuşturan,kumar oynarken besmele çeken ve daha birçok işte besmele çeken var.açık saçık filmler şarkılar türküler besmeleyle başlayan her türlü islama mugayir haller.
acaba besmelenin çekilmeyecegi yerler var mıdır ?

İslâm ahlâkı, incitme, öldürme ifade edecek davranışlarda ve bu davranışlara müsaade eden sözlerde besmeleyle başlamayı yasaklamıştır. Savaşmaya müsaade eden ve putperestlere ültimatom içeren Tevbe sûresi, besmelesiz başlayan tek suredir. Eti yenen ------ların kesimi ve avlanması sırasında besmeledeki Rahmân ve Rahîm sıfatlarının anılması uygun görülmemiştir.
------ keserken "bismillâh" veya "bismillâhi Allahu Ekber" denilir.

Kur'ân-ı Kerim'in konusunun; Allah ile evren, özellikle de insanlık âlemi arasındaki münasebeti bildirmekten ibaret olduğunu söylemek mümkündür. Besmelenin başındaki "ba" edatı (“b” harfi) bu münasebeti ortaya koymakta ve kulun, Yaratanından yardım isteyerek hep O'na bağlı kalışını ifade etmektedir.

Hz. Ali'ye atfedilen meşhur bir söz vardır:
"Kur'an'ın tümü Fâtiha sûresinde eksiksiz özetlenmiştir. Fatiha'nın özeti de besmeledir. Besmele de "b" harfinde özetlen-miştir. Dolayısıyla besmele'nin b'si Kur'an'ın özetidir." İlk planda abartılı gibi gelen bu ifade doğrudur. Arapçada harf-i cer olan "b" ilsak içindir. Türkçe tam karşılığını, "..... ile ....." şeklinde gösterebiliriz. Kendi başına bir anlamı olmayan bu harf, en az iki kişi arasındaki bir ilişkiyi belirten bağlaçtır. "Ahmed ile Mehmed" örneğinde olduğu gibi. Aralarında bir münasebet, bir bağ olmadan bu bağlaç kullanılmaz. Besmele'de deki "B" aralarında alâka olan iki tarafı belirtir.

Bu tarafların biri, besmeleyle işe başlayan kul; diğeri Allah'tır. "B" Allah ile kul arasındaki ilişki ve bağı anlatır. Kur'an'ın ana konusu ve temel vurgusu, insanla Rabbi arasındaki kulluk-ilâhlık münasebetidir. Rubûbiyet ve ubûdiyet alâkasıdır. "B" harfi de bu ilişki ve bağı içerdiği için Fâtiha ve Kur'an'ın özeti olmuş olur.


Besmele, Allah'la yapılmış bir sözleşme gibidir. Allah, Rahmân ve Rahîm sıfatlarıyla bize merhametle muâmele edeceğini vaadediyor; biz de, imtihan için bize verilen irâdeyi istismar etmeyeceğimizi ve O'nun ilkelerine bağlı kalacağımızı besmeleyle kabullenmiş oluyoruz. Besmele, Allah'ın tesbit ettiği kulluk programını kabul etmektir. Besmele çeken kul, şöyle demiş olur: "Ya Rabbi, şu an, kulluk maddelerinden birini işleyeceğim. Senin ismini anıyor ve iznini istiyorum."

O yüzden haramlara besmele çekilmez. Besmeleden maksat, yapılan işte bereketin artmasını taleptir. Haram veya mekruh bir fiilin çoğalması ve bereketi istenemez. Haram meclislerde, meyhane ve kumarhane görevi yapan kahvehanelerde otururken, faizli işlemlerde bulunurken, yalan ve kandırma içeren ticari ilişkilerde, haram sayılan programlar izlerken besmele çekilmez. Haram olduğu tartışmalı olan hususlarda ve harama yakın mekruhlarda da besmelenin çekilmesi, vebali büyütür.

En doğrusu, Allah'ın isminin anılamayacağı bu tür davranış ve eylemleri terk etmektir. Unutulmamalıdır ki, haram olan eylemlerde besmele çekilmez. Kâmil bir müslüman da, besmele çekemeyeceği bir işi yapmamaya özen gösterir. O yüzden, besmele insanı eğitir, terbiye eder, kötülüklerden uzak turar. Çünkü besmele çeken bir kimse, ağzından çıkan ifade ile yaptığı eylem arasında bir paralellik kurmak zorunda olduğunu, eliyle dilinin birbirini yalanlamaması gerektiğini düşünür. Besmele, kötülük ve haramları işlemeye hakkımız olmadığını bize hatırlatır.

Besmele, "Allah'ın adı ile" demektir; "Allah'ın adına" değil. Bu ikisi arasında önemli fark bulunmaktadır.

Müslüman her yaptığı şeye, her söylediği söze Allah'ın adı ile başlar. Allah'tan izin alarak; Ama Allah adına değil. İnsan beşer ve âciz olduğu için hatalar yapabilir. Allah adına demek; yapılana bir anlamda ilâhî özellik, günahsızlık, hatasızlık iddiası atfetmektir. O'nun adına iş iddiası, Allah'ın temsilcisi olma anlayışını, bu da ruhban sınıfını oluşturur. Tarihte Allah adına nice zulümler işlenmiştir. Teokrasi de budur. Kulun yaptığı iş, müslümanca olmalıdır ama, beşerî özellik taşıdığından iddiasız olmalıdır.

Besmeledeki “isim” kelimesi; ad, ad vermek anlamına geldiği gibi, -bi harf-i cerri ile de- yüceltmek, yükseltmek anlamına gelmektedir. Nitekim gökyüzü anlamında "semâ" kelimesi aynı kökten gelmektedir. O yüzden, "bismillâh" ın anlamı, "Allah'ı yücelterek" şeklinde de anlaşılabilir.

Müslüman hayırlı bir işe başlarken besmele çekerek yani "Bismillahirrahmânirrahîm" diye başlamalıdır. Bunun anlamı: "Ben bu işime rahmeti çok ve merhameti bol olan Allah'ın adıyla başlıyorum, O'nun yardım ve inayetini diliyorum, O'nun merhameti ve yardımı olmadan bu işi bitiremem, O'nun rahman ve rahîm sıfatlarının tecelli etmesini, böylece bu işimde başarıya ulaşmamı diliyorum." demektir.

İşine besmele ile başlayan kimse, yüce Allah'ın Rahman ve Rahîm isimlerinin tecellî etmesini bekler, O'na güvenir, O'nun yardım ve himayesini talep etmiş olur. Furkan sûresinin üçüncü âyetinde belirtildiği gibi, müşrikler; hiçbir şey yaratmayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine bile ne fayda ve ne de zarar veremeyen, öldürmeye ve diriltmeye gücü yetmeyen putlara tapıyorlar, işlerine putlarının ismini anarak başlıyorlardı.

Peygamber Efendimiz, müslümanlara işlerine Allah'ın adını anarak başlamalarını emretmiştir. Alimlerin belirttiğine göre besmelenin başındaki "ba" harfi "istiâne / yardım dileme" için olup kulun Allah'tan yardım dilediğini, Allah'ın yardımı olmadan hiç bir şey yapamayacağını, başarıya ulaşamayacağını ifade eder. Ya da sözkonusu "bâ" ilsak için olup kulun Allah'a bağlılığını ifade eder.

Besmele İslâm'ın sembolüdür. Barış ve güvenlik işaretidir. Sultânü'l-müfessirîn ünvanıyla anılan Peygamber Efendimizin amcası Abbas'ın oğlu Abdullah (r.a.)'dan şöyle rivayet edilmiştir:

"- Birgün Hz. Ali'ye Tevbe Sûresinin başında niçin besmele yok?" diye sordum. Cevabı verdi:

"- Besmelede güvenlik vardır, halbuki Berâe (Tevbe) Sûresinde savaş emirleri vardır."

Müslümanın dili besmeleyi söylemeye alışmalı, evinden ve dilinden besmeleyi eksik etmemelidir. Ailesine ve çocuklarına da besmeleyi öğretmeli, yüce Rabbimizin isminin her yerde anılmasına ve yayılmasına gayret göstermelidir. Bilmelidir ki besmelesiz yapılan işde hayır yoktur.
Yeri gelmişken şunu da belirtelim ki besmele hayırlı işlerde, yapılması dinimizce meşru, helal olan yerlerde çekilir. Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi besmelenin manası "Ben bu işime rahmeti çok ve merhameti bol olan Allah'ın adıyla başlıyorum" demektir. Allah'ın adıyla başlanılan şey helal olmalıdır. Allah'ın haram kıldığı şeylere besmele ile başlanılmaz. Mesela içki içerken, kumar oynarken, hırsızlık ederken, zina yaparken besmele çekilmez. Çünkü bunlar dinimizce kesin olarak haram kılınmıştır. Allah'ın haram kıldığı şeylere O'nun adını anarak başlamak bir nevi O'nunla alay etmek olur.

Dinî kaynaklarımızdan Fıkh-ı Ekber ve Dâmâd’da, bu hususta şöyle denilmektedir:

“Bir kimse haram olduğu kesin olarak bilinen şeyleri yaparken Bismillah derse, küfre girmiş olur. Meselâ kumar oynarken, şarap içerken, zina ederken, tavla zarlarını eline alıp atmadan önce, yenmesi haram olan bir malı yerken Bismillah derse küfre girer. Çünkü bu insan Allah’ın ismini hafife almış, onunla alay etmiş olmaktadır.” Ancak, bu kimse daha sonra pişmanlık duyar, tövbe istiğfar eder, tekrar kelime-i şehadet getirirse yeniden imana kavuşmuş olur.

Farkında olmadan, bir alışkanlık olarak, harama başlamadan önce Besmeleyi söyleyen kimse küfre girmese dahi, yine de mes’uliyetten kurtulamaz. Böyle bir hareketin küfrü gerektirdiğini bilmeden yapan kimselerin durumuna gelince: Hanefî mezhebine mensup çoğu âlimler cehaleti özür olarak kabul etmediklerinden dolayı, bu kimsenin dininin tehlikeye girdiği kanaatindedirler. Fakat bazıları cehaleti bir mazeret olarak kabul ettiklerinden, böylelerinin küfrüne kail olmamaktadırlar.

Sakal tıraşı olurken Besmele söylemek ise bunlardan farklıdır. Sakalı tıraş etmek hakkındaki “haram” hükmü, bıraktıktan sonra tekrar kesme hali için söz konusudur. İmam-ı Gazalî, Nevevî ve Remlî gibi müçtehid imamlar ise sakal tıraşını tenzihî mekruhtan saymaktadırlar. Böylece sakalını tıraş eden kimse sadece bir sünneti terk etmiş olmaktadır.bu görüşün tersi görüşte mevcuttur ki sakalın bırakılması sünneti aşan bir mükellifeyettirve kesinlikle kesilmesi sırasında besmele çekmeyiniz denmektedir.
zati görüşümüz besmele çekilmemesi yönündedir.

Tuvalete girmeden önce Eüzü Besmele çekmek adabdandır fakar banyo ve tuvalette sesli olarak besmele çekmek mekruhtur.

mihman
11 Haz 2007, 15:28
RABBİM razı olsun sizden güzel bilgiler için..
:buyrun:

Cihan Abla
11 Haz 2007, 15:43
Allah Razi Olsun Hocam Butun Bu Bilgiler Icin Ama Ben Ickiyi Besmeleyle Kaldirdigi Kisiyi Gordum Ve Karsi Cikmadim Asla ,cunku Bir Gun Bunun Yanlis Olduguna Varacagindan Emindim.
Hem Besmele Cekmek Allahin Var Oldugunu Bilmesi Guzel Bi Sey Bence, Besmele Cekmeyen Her Kim Olursa Olsun Bence Allahi Inkar Etmis Olur.onun Icin Dua Ediyorum Kim Olursa Olsun Besmele Ceker Insallah.


Saygilarimla Hocam.

k@rdelen
22 Ara 2009, 14:58
Besmele

Sual: Besmele çekmenin hükmü nedir?

CEVAP

Yerine göre, Besmelenin hükmü değişir. Birkaç örnek verelim:

Farz olduğu yerler:

Hayvan keserken, Besmeleçekmek farzdır. Besmelesiz kesileni yemek haramdır.

Vacib olduğu yerler:

Namaz dışında Fatiha okumaya başlarken Besmele çekmek vacibdir. Şafii mezhebindeyse, her zaman Fatiha okurken Besmele çekmek farzdır.

Sünnet olduğu yerler:

Namazda her rekâtta Fatiha’dan önce, gusletmeye ve abdest almaya, yiyip içmeye, mektup yazmaya ve her faydalı işe başlarken Besmele çekmek sünnettir. Namaz dışında, Fatiha’dan başka bir sure okumaya başlarken de, Besmele çekmek sünnettir.

Müstehab olduğu yerler:

Namazda, Fatiha ile zamm-ı sure arasında Besmele çekmek, caiz veya müstehabdır.

Mubah olduğu yerler:

Yürümeye, oturmaya, kalkmaya ve her mubah işe başlarken Besmele çekmek mubahtır.

Mekruh olduğu yerler:

Avret yerini açarken, necaset bulunan yere girerken, Berae suresini önceki sureye bitişik okurken, sigara içmeye ve bunun gibi kötü kokulu, mesela soğan, sarımsak gibi şeyleri yemeye başlarken ve sakal tıraşı olmaya başlarken Besmele çekmek mekruhtur.

Haram olduğu yerler:

Haram işlemeye başlarken Besmele çekmek haramdır. Haramlığını kabul ederek yaparsa haram olur, harama önem vermeden veya helal kabul ederek yaparsa küfür olur.

Küfür olduğu yerler:

Bizzat kendisi haram olan mesela, şarap içmek, zina etmek, domuz eti yemek gibi haram olan işleri yapmaya başlarken, Besmele çekmek küfür olur. Burada, haramı helal saydığından veya harama önem vermediğinden dolayı küfür oluyor.

Muhammed PaRisa
22 Ara 2009, 15:59
Sual: Besmele çekmenin hükmü nedir?
Farz olduğu yerler:

Hayvan keserken, Besmeleçekmek farzdır. Besmelesiz kesileni yemek haramdır.


Acaba ?
mesela şafii mezhebindeniz yine haram mı ?

ne dersiniz ?

k@rdelen
22 Ara 2009, 16:23
Acaba ?
mesela şafii mezhebindeniz yine haram mı ?

ne dersiniz ?


teşekkür ederiz..Rahman razı olsun..

yazının devamı vardı aslında eklememiştim ..demekki bu tür alıntıların tamamını eklemek geekiyor ..ekleyelim inşallah

Besmelesiz hayvan kesmek


Sual: (Kur’anda, hayvan keserken değil, sadece kurban keserken Besmele çekmek farzdır) deniyor. Yemek için hayvanları keserken Besmele farz değil midir?

CEVAP

O ayetin meali şöyledir:

(Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı hayvanları belli günlerde [kurban ederken] O’nun adını anarak kessinler.) [Hac 28]

Hayvan keserken Besmele çekilmesi yalnız kurban kesmeye mahsus değildir. Resulullah efendimiz buyuruyor ki:

(Hayvanı keserken besmele çekip tekbir getirin!) [Taberani] (Yani Bismillahi Allahü ekber demeli.)

(Hayvan keserken Allah’ın ismini söylemek kâfidir.) [Beyheki]

(Şu üç yerde ismimi söylemeyin: Yemeğe besmele çekerken, hayvanı besmeleyle keserken ve aksırınca.) [Beyheki]

[B]Şafii’de besmelesiz kesilen hayvanı yemek caizdir, diğer üç mezhepteyse kasten Besmelesiz kesmek haramdır.

İbni Abbas hazretleri de buyuruyor ki:

Hayvanı keserken besmele çekmeyi bir kimse unutmuşsa bir mahzuru yoktur; ancak besmele kasten terk edilmişse, kesilen yenmez. (Rezin)

Besmelesiz olarak kesildiği bilinen bir hayvanın etini yerken Şafii’yi taklit etmelidir. (Hulasat-üt-tahkik)

kaynak: dinimizislam.com

Muhammed PaRisa
22 Ara 2009, 17:01
Hz. Aişe annemiz besmelesiz kesilmiş bir etin yenmesi hususunda Rasülüllah efendimize danıştığında
Sultanımız "üzerine besmele çek ye" buyurmuştur.
Şafii mezhebi sonradan çekilen bu besmeleyi ruhsat kabul ederek besmelenin kesilme anında unutulması veya çekilmemesini farz değil sünnetin ihlali olarak kabul ederler.
Fakat Allahımızın adı dışında bir isimle kesilmiş veya kasten hafife almak niyetiyle Allahımızın ismi okunmamış ise şafii mezhebi de olsa o eti yemek haramdır