vBulletin Tema Arsivi Milon4 Temalar�
Gelismis Arama

Portal Forum Radyo

Go Back   CennetYolu.Biz Forum Cennetyolu Üyeler Panosu SERBEST KÜRSÜ

SERBEST KÜRSÜ Sizin Sesiniz.

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 11 Au 2008, 19:25   #1
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart Nasreddin Hoca...

Nasreddin Hoca……

Esprinin taşı gediğine koymak yeri geldi söylemek olarak tarif edilmesi durumunda çağımızda yerli yersiz ayırımı yapmadan her espriyi geyik sınıfına sokan Hoca tanımazlara ithaftır……………..

O bazan ders vermek için = marifet kavukta ise al kavuğuda sen oku ve parayı veren düdüğü çalar diyerek….
Bazan tebliğ adına=bilenler bilmeyenlere anlatsın sözünü söyleyerek

Bazan eleştirmek için=hanım hanım bu kedi ise hani et nerde yok et ise kedi nerde veya Bre eşek bu turşuyu ya sen sat ya ben satayım diyerek

Bazan sadece mizah olsun hoşluk olsun ya da insanın kendi kendini ti ye alabilmesi adına=heybem bulunmasaydı yenisini alacaktım
Zaten Düşmeseydim inecektim,
Allahın(yağmur) nimetinden mi kaçıyosun yok ben ezmemek için koşuyorum,
uzatma komşu merdivenden düşen cübbenin içinde bende vardım…diyerek…………
O güldürürken bile………………….bütün bunların karşılığını hakkıyla doldurdu.

Örnekleri çoğaltmak çok mümkün…..şimdi O gerçekten tanınıyormu sorusunun karşılığına O nu Rametle anarak geçelim :

ben çok keyifle hazırladım uzun olmasına rağmen esprili fıkralarıyla anlatımlı akıcı bir konu sizinde okurken keyif alacağınızı tahmin ediyorum



Aslında ilmî bir kalıba sokulamayan ilk Türk sosyoloğu ve filozofu diyebileceğimiz adamın adının Nasreddin Hoca olduğunu söyleyecek olsak, ilim çevreleri dâhil buna gülmeyecek pek az kimse bulunacaktır. O, yazmamış; söylemiş, günlük hayatı konuşturmuş böylece de insan oğlunun dimağına hikmetler nakşeylemiş bir ulu kişidir.

Ne çare ki, bu halk adamına ilim dünyasının kapıları kapalı olduğundan bir mizah fıkracısı kabul ettiğimiz Nasreddin Hoca, hayatın derinliklerindeki gerçeklerle cemiyeti uyandırarak terbiye eden kimselerden biri olduğu halde, biz bunun dahi şuûruna varmış değiliz.


Sâmiha Ayverdi




Millî ve dinî kültürümüzü tam bilmeyen ehliyetsiz araştırmacıların kaleminde sanki bir “komedyen”miş gibi gösterilen Hoca, esasen büyük bir mürşid, büyük bir ahlâkçı idi…sadece bunu mizah kullanarak yapmıştır.”


Dr. Mustafa TATÇI




türbesi anlatımı ve dünyanın ortası Patenti (Hocanın eşeğinin arka ayağının bastığı yer attık tescilli, dünyanın ortası )




devam edecek inş.
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua edildi.
axi (31 Ara 2009), ~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Alt 11 Au 2008, 19:59   #2
@lper
Misafir
Mesajlar: n/a
Standart --->: Nasreddin Hoca...

c.c razı olsun Mavera Can

  Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Au 2008, 08:36   #3
Estel
•Bölüm Şefi•
Estel Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 27 Mar 2007
Yaş: 36
Mesajlar: 2.205
Thanks: 3.052
Thanked 1.899 Times in 749 Posts
Estel will become famous soon enoughEstel will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...

Emeğine sağlık

Razı olsun
  Alıntı ile Cevapla
Alt 12 Au 2008, 15:06   #4
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...

“Bir beşik kalmış Sivrihisar’da. Akşehir’de bir mezar.” Arif Nihat Asya

DOĞDUĞU YER

Nasreddin Hoca, araştırmacıların çoğuna göre, 13. yüz yıl başlarında H. 605 M. 1208 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu (bugünkü adıyla Nasreddin Hoca) köyünde doğdu. [1] Hatta, Akşehirli bazı araştırmacılar da bu görüşü kabul eder durumdadırlar. [2]
Bu konudaki bilgi bugün için kesinleşmiş durumdadır. Hoca, Eskişehirli’dir. Fakat, bu konuda farklı görüşler de vardır. Bu görüşlere de kısaca değinmek gerekir. En çok öne çıkan görüş Nasreddin Hoca’nın Akşehir’de doğduğu şeklindedir. Bu iddiaya göre Hoca, Akşehir gölü civarında Sivricehöyük yakınındaki Ortaköy’de doğmuştur. [3]
Daha sonraları böyle bir iddiayı Kayserili Araştırmacı-Yazar Halit Erkiletoğlu da ileri sürmüş ve Hoca’nın mezar taşının Kayseri’de bulunduğunu söylemiştir.[4] Aslında bu iddia yeni de değildir. Naci Kum’un Kayseri’deki mezar taşlarının tasnif sırasında bir lahitin üzerinde Nasreddin Hoca ismini okumasıyla gündeme çok önceden de getirilmiş, fakat; bu iddia İ. Hakkı Konyalı tarafından çürütülmüştür. [5]Yine Azerbaycan’da da Nasreddin Hoca adına yapılmış bir türbe vardır.[6] Yani Azeriler de bir anlamda böyle bir iddianın sahibidirler.
Fakat, gerek Hoca’nın tarihi kişiliğiyle ilgili bilgi veren eski kaynaklar(şeriyye sicilleri, Mecmua-ı Maarif, Saltukname vb), arkeolojik buluntular (kızına ait mezarın Sivrihisar’da bulunması vb) gerekse bu konudaki yerli ve yabancı ilim adamlarını çalışmaları (Fuat Köprülü, Pertev Naili Boratav [7] gibi ilim adamlarının araştırmaları) Nasreddin Hoca’nın Sivrihisar’da yani Hortu köyünde doğduğu şeklindeki bilgilere kesinlik kazandırmış durumdadır.
Buna göre Hoca, bugün Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı olan ve kendi adıyla anılan Nasreddin Hoca köyünde doğmuş, daha sonra Konya’ya oradan Akşehir’e giderek buraya yerleşmiş,[8] vefatına kadar da burada yaşamıştır.
Başka bir yaklaşıma göre de Sivrihisar’dan Akşehir’e gitmiş, buradaki dini eğitiminin bir bölümünü Konya’da tamamlamış, Hace-i Cihan ile birlikte Hoca Fakih’ten ders almıştır. [9]
______________________________ __________
[1] Hortu Köyü, 18 Nisan 1999 seçimlerinden sonra belediyelik oldu ve Nasreddin Hoca Belediyesi adını aldı. Eskişehir-Ankara yolu üzerinde ana yoldan 4 km içerdedir.
[2] Kemal Uzun, Nasreddin Hoca Araştırması, s. 12 (Bu kitapta yer alan bilgi şöyledir: “Nasreddin Hoca, 1208 yılında Eskişehir-Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğdu.”
[3] Muharrem Bayar, Nasreddin Hoca Seksiyon Bildirileri s. 45–46 (Yazar, bu iddiasını Hoca’nın fıkralarında geçen göl, kayık, göle maya çalmak… gibi motiflerden hareketle ileri sürmektedir.)
[4] Hürriyetim internet, 23. 7. 2003 tarihli “Nasrettin Hoca paylaşılamıyor” başlıklı haber
[5] İ. Hakkı Konyalı, Yedi İklim Dergisi, a.g.s s. 171
[6] Kemal Uzun, a.g.e. s. 17
[7] Pertev Naili Boratav (1907–1998) Günümüz Halk edebiyatı araştırmacılarındandır.
[8] Mehmet Önder, Nasreddin Hoca Gerçeği, Minyatürlerle Nasreddin Hoca s.7
[9] Kenan Çağan, Nasreddin Hoca’nın Hayat Hikâyesi, Nasreddin Hoca s. 7
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua dua edildi.
~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Alt 30 Oca 2009, 17:55   #5
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...

AİLESİ

Nasreddin Hoca’nın babası Hortu köyünün imamlığını da yapan Abdullah Efendi, annesi ise bu köyün yerlilerinden Sıdıka Hanım’dır. Bir fıkrasından kendisinden bir yaş büyük bir kardeşi olduğu sonucu da çıkmaktadır. Daha sonra aile fertleri arasına Akşehir’e yerleştikten sonra eşleri ve çocukları katılır. Buna göre Hoca’nın Biri Sivrihisarlı, diğeri Akşehirli olan iki eşi, iki kızı, bir oğlu vardır.


Bu fıkra şöyledir:
Küçükken Nasreddin’e “sen mi büyüksün kardeşin mi büyük” diye sormuşlar. Küçük Nasreddin gözlerini açmış. Küçük kafasında bazı hesaplar yaptıktan sonra demiş ki: “Annem, geçen yıl kardeşin senden bir yaş büyük demişti. Bu hesaba göre yaşımız meydanda. Ben geçen yıldan beri bir yaş büyüdüm. Şimdi kardeşimle aynı yaştayız. ( Nasreddin Hoca ile Çocuklar, Duhter Uçman s. 16–17
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua dua edildi.
~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Alt 30 Oca 2009, 18:20   #6
Emine k
Misafir
Mesajlar: n/a
Standart --->: Nasreddin Hoca...

razı olsun.

Yardımcınız, yolunuz acık olsun

Fakat NASRETTİN hoca gercekten değerli bir kişi olmasına rağmen, günümüzde Nasrettin HOCANIN üzerinden yazılan ve söylenen dinimizi aşalıyıcı, küçük gören, bir nevi alaya alan ki ben onlara siyonist fıkraları diyorum bu tür fıkralar yaygın bir şekilde özellikle cocukların ağızlarında dolaşmakta

Aslında NASRETTİN hoca'ya tam olarak sahip cıkılmadığı kanısındayım
  Alıntı ile Cevapla
Alt 30 Oca 2009, 18:50   #7
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...

Alıntı:
Emine k Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
razı olsun.

Yardımcınız, yolunuz acık olsun



Aslında NASRETTİN hoca'ya tam olarak sahip cıkılmadığı kanısındayım
Amin sağolasınız ecmaindende olsun inşAllah ...
maalesef dediğiniz gibi durum bu ,
değerlerine sahip çıkması gerekenler kenarda oturunca
birileri gelip sahipleniveriyor sahiplenmekle kalmıyor haddi aşıyor.
Şenliklerde Hoca yı canlandıranları görünce heyhat diyorum ...
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua dua edildi.
~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Alt 30 Oca 2009, 20:22   #8
Emine k
Misafir
Mesajlar: n/a
Standart --->: Nasreddin Hoca...

Konuya izninizle biraz daha devam edeyim

benim de duydukça içim sızlıyor inanın

Biliyorsunuz ben biraz daha farklı bir ortamda yaşıyorum


Ve dinimizi aşalıyıcı öyle fıkraları Nasrettin hocaya uyarlamışlar ki hayretler içerisinde kalıyorum ve bunlar okullarda, sınıflarda anlatılıyor.

Rabbim İSLAH ETSİN hepsini

buraya siteye girdiğiniz zaman herşey cok güzel fakat cıkıpta farklı bir ortama girdiğiniz de duydukça miğdeniz bulanıyor ve bu sadece Nasrettin hoca KONUSUNDA değil aslında

Konuyu DAĞITICAM biraz ama örneğin TEKKE VE ZAVİLER KAPATILDI diye takvim yaprağında yazıyor, o gün o olmuş aman efendim kapatılır mı hepsi acık müritleri de burada, müritlerde biz oluyoruz.

Yetmiyor calgılı tefle oynuyorlar böyle söylemlerde bulunuyorlar.

Bunları SÖYLEMLERİ BELKİ bu ortamda bulunan herkez duymuştur ben yaşıyorum belki aramızda yaşayanlarda var direk gözünün içine baka baka söylenilenler, ben bu guruptan oluyorum cünkü,

AYRICA ortada da ikilik de meydana getirmek için DE yazmıyorum bunları ama onlar dışa KARŞI, inançlı gibi gözükselerde dinimizle ve RESÜLÜMÜZLE ve işte diğer diğerlerle ne yazıkki dalga gecebildikleri kadar geçiyorlar.

Bunları yazıyorum ki bildiğimizi bilsinler cünkü bizler de akılsız değiliz anlamayacak kadar,

VE

Onlar CEVREYE, yapmıyormuş gibi izlenim uyandırsalarda DESEN inkar EDECEKLER CÜNKÜ FAKAT, Rabbim görüyor ama bunun farkında değiller işte

Oysa hesap günü herşey ortaya cıkacak

Herkezin sonu HUZURU

Rabbim RIZASINI kazanan, RASÜLÜMÜZÜN ümmeti olan kullardan eylesin.

İNŞ AMİN
  Alıntı ile Cevapla
Alt 13 ub 2009, 16:23   #9
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...


İLK TAHSİLİ

Nasreddin Hoca, tahsil çağına gelince; ilk dini bilgilerini(okuma-yazma, ilmihal bilgileri…) babasından aldı. Muhtemelen babasının bu köyde ders verdiği bir medrese vardı. Bu bilgilerin yanı sıra doğu dillerinden Arapça ve Farsça’yı öğrendi. Çok küçük yaşta hafızlık derecesinde Kur’an-ı Kerim bilgisine de sahip oldu. İslami ilimlerden fıkıh ve kelam konusunda da eğitim gördü.

Nasreddin Hoca, daha sonra tahsiline Sivrihisar’daki medreselerde devam etti Bir rivayete göre de kıtlık yüzünden Hortu’dan Sivrihisar’a ailece göç ettiler. Hoca, babasının ölümünden sonra köyüne dönerek burada imamlık ve vaizlik yaptı. Bu görevini zaman zaman Sivrihisar’da da yerine getirdi.

Fıkralarından ve diğer kaynaklardan çıkan bilgiye göre Hoca, aktif bir kişiliğe sahiptir. Bu yüzden görevini sadece cami ve medresede sürdürmedi. Devamlı olarak halkın içine oldu ve onların sorunlarıyla ilgilendi. Bu anlamda onun tahsilinde hayatın kendi gerçekleri ve Hoca’nın şahsi gözlemleri de önemli bir yer tutmaktadır.

Fakat Hoca, bütün bunlarla, babasından ve Sivrihisar medreselerinden aldığı bilgiyle yetinmek istemedi. Daha derin bilgilere sahip olmanın peşindeydi. Bu arzusu yüzünden köyünde fazla kalmadı ve buradan ayrıldı. Fıkralarındaki yer adları dikkate alındığında onun Akşehir ve Konya’ya gitmeden önce başka yerlere de gittiği, kendisini yetiştirecek bilginler aradığı ve bu esnada halkın durumunu yakından gözlediği sonucu çıkmaktadır. Hatta bir yazarımız Nasreddin Hoca’nın Karamanoğlu Beyliği’nin Konya’yı almasından sonra Moğolların açtığı yoldan muhtemelen bir Orta Asya gezisi yaptığını da söylemektedir. Şayet böyle bir gezi doğruysa o zaman Hoca’nın Türkistanlı yahut Azerilerin ona neden sahip çıktıklarını anlatan bir ayrıntı olarak dikkat çekicidir.
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua dua edildi.
~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Alt 28 May 2009, 16:30   #10
maveraünnehir
•Bölüm Şefi•
maveraünnehir Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 11 Mar 2007
Mesajlar: 968
Thanks: 354
Thanked 477 Times in 167 Posts
maveraünnehir will become famous soon enoughmaveraünnehir will become famous soon enough
Standart --->: Nasreddin Hoca...

SİVRİHİSAR'DAN AYRILIŞI

O devirde Konya ve Akşehir medreseleri çok ünlüydü. Buralara dünyanın pek çok yerinden bilginler, mutasavvıflar, dervişler, seyyahlar, tüccarlar gelip gitmekteydi. Bu yüzden Konya ve Akşehir medreseleri öğrencilerle, tekke ve dergâhları dervişlerle dolup taşmaktaydı.

Yöneticiler ve şehrin ileri gelenleri de bu oluşumlarla ilgiliydi. Sarayların ve konakların kapıları bu ilim ve tasavvuf ehline her zaman açık tutuluyordu. Özellikte Konya Anadolu Selçuklu devletinin başşehri olarak bir ilim ve kültür merkeziydi. O devirde tahtta bulunan Sultan 1. Alâeddin Keykubad (1280–1237) adaletli yönetiminin yanı sıra bilginlere verdiği değerle de tanınmaktaydı.
Nasreddin Hoca, bu şehirlerin bu durumundan haberdardı. Muhtemelen yirmi-yirmi üç yaşından sonra imalık görevini Mehmet (Cılız Mehmet olarak da bilinmektedir.) adlı halifesine bırakarak köyünden ayrılıp 1233/1234 tarihinde önce Konya’ya gitti. Burada kendisi için gerekli gördüğü ilim ve irfan tahsilinden sonra memleketi Sivrihisar’a döndü. Daha sonra Hocasının daveti ve Tuğrul Efendi’nin ısrarı üzerine 1237’de Akşehir’e giderek Akşehir medreselerinde ders gördü.
Nasreddin Hoca’nın Konya ve Akşehir’e gitmesiyle ilgili şöyle bir tarihi olay da
anlatılmaktadır.
Buna göre; “Sivrihisar kale dizdarı Alişar Bey, devamlı olarak Sivrihisar’ın gelişmesi ve büyümesi için bir şeyler yapmak istiyordu. Hoca’ya ne yapılabileceğini sordu:
Nasrettin Hoca:
—Beldemiz eğitim görmüş yetişkin insanlarla şenlenip, gelişecektir. Konya'ya gidiniz ve bilgisiyle ün yapmış birisini buraya getiriniz.
Alişar Bey, 20 gün bu mesele için uğraştı ve ünlü müderris Tuğrul Efendi ile geri döndü...
Sivrihisar’da her gün konuşmalar yapan Tuğrul Bey, yalnız Hoca'yı değil tüm Sivrihisar'ı etkilemeyi başardı...
Bir müddet sonra; Tuğrul Efendi de Nasrettin Hoca'nın vaazlarını dinlemeye başladı. Ondaki yeteneği gördü ve ondan zekâ ve yeteneğini Akşehir'de ve Konya'da göstermesini, oralara gidip daha tecrübelenmesini, bilgilenmesini istedi...
Hoca, günlerce düşündükten sonra Akşehir'e gitmeye karar verdi... Tüm yakınlarına
ve Tuğrul Efendiye bu kararını açıkladı.
Bu dönemde Moğollar'ın etkisi iyiden iyiye hissediliyor, Anadolu'yu huzursuzluk bulutları kaplamaya başlıyordu... Bu ortamda seyahat yapmaktan çekinen Hoca, Akşehir seyahatini her gün geciktiriyordu;
Tuğrul Efendi, bunun üzerine:
—Aydınlar yol gösterici olmalıdır, karşında manevi şifa bekleyen topluluklar bulacaksın. Onlara sen cesaret vereceksin, için kan ağlasa dahi güleceksin! Halka yol gösterenin özelliği budur, deyince Hoca yola çıkmaya karar verdi.
Yola çıkma günü, yıllarca yaşadığı Sivrihisar'ı bırakma günüydü... Tüm sevenleri genci, yaşlısı kale kapısına O'nu uğurlamaya geldi. Acılar, huzursuzluklar içinde, bir de Hoca gidiyordu! Hoca eşeğine bindi yola düştü, arkadan hüzün ve sitem dolu ses:
Alişar Bey:
—Nasreddin Hoca! Sen bu düzeni ta baştan kurdun. Akşehir’e gitmek için, yerini dolduracak adamı bana buldurdun. Bu oyunu yuttuğumu sanma, dedi.
Hoca, eşeğinin yularını çekti. Hayvanı durdurdu. Atik bir hareketle, semere ters oturdu. Sonra da şöyle dedi:
—Alişar Bey! İnan ki, olay dediğin gibi değil. Bakın, gözüm üzerinizde, Sizden ayrıldığım için üzgünüm.
Hocayı, eşeğe ters binmiş halde gördükçe, onu uğurlamaya gelenlerin hüzünleri dağıldı!
Ümitsizliğin yerini kahkahalar aldı. Hoca görevini yapmıştı. Bunun üzerine, 1237 yılı İlkbaharında bir Cuma günü sabahleyin Akşehir’e uğurlandı.
Hoca, Sivrihisar’dan Emirdağ’a oradan Afyon’a geçti. Burada Konya’dan medrese arkadaşı olan Kul Ahmet’le görüştü. Afyon-Gazlıgöl kaplıcalarındaki kısa bir moladan sonra Bolvadin’e geldi. Yol boyunca bazı köylere uğrayarak daha sonra Akşehir’e ulaştı.
Halk, onun geleceğinden haberdardı. Onunla yakından ilgilendiler. Ardından Maarif köyündeki Seyyid Hacı İbrahim Sultan’ın yanına vardılar. Hoca,, burada Seyyid Mahmud Hayrani’nin hacca gittiğin öğrendi. Daha sonra Akşehir’e döndü. Burada imamlık görevine başladı. Bir taraftan da vaazlar veriyordu. Zamanı gelince Hocası Hacdan döndü. Böylece Nasreddin Hoca’nın buradaki eğitimi de başlamış oldu. Bir yıl sonra da karısı Atike, kızı Fatma ve üç yeğeniyle birlikte Akşehir’e geldiler.
Bu olayı destekleyen kimi yazarlar da Hoca’nın Sivrihisar’dan ayrılıp Akşehir’e gitmesini “Sivrihisar Medresesindeki Hocası Sarı Tuğrul’un ‘Akşehir’de Seyyid Mahmud Hayrânî seni bekliyor’ uyarısıyla ilgili görerek menkıbe halindeki bu olayı desteklemektedirler.
Sivrihisar’dan böyle bir olayla ayrılan Nasreddin Hoca, burada Şeyh Hacı İbrahim Veli ve mutasavvıf Seyyid Mahmut Hayranî ö. 1268) gibi devrinin tanınmış bilgin ve ârif kişilerinden ders aldı. Saltukname’deki bilgilere göre Hayrani’nin talebesi ve dervişi oldu. Kimi yorumculara göre bu iş, dervişlikle de sınırlı kalmadı. Hoca, Hayranî dergâhının şeyhlik görevi de üstlendi.
Hoca, bu bölgede bulunan başka bilgin ve arif kişilerden dersler alarak bilgi ve görgüsünü büyük ölçüde artırdı. Kimi yorumcular, Seyit Mahmut Hayrani’nin Mevlana’ya mensubiyetinde yola çıkarak Nasreddin Hoca’nın da Mevlana’ya bağlı olabileceği, hatta görüşmüş oldukları ihtimali üzerinde dururlar.
Hocanın ayrıca Konya medreselerinde de okuduğu ve burada Hoca Fakih, Sadrettin Konevi gibi devrin ünlü aydınlarından ders ve feyiz aldığı dikkate alınırsa bu ihtimalin olabilirliği söz konusudur.
Öte yandan Hoca’nın bu eğitim süreci içinde Konya’da Selçuklu Hükümdarı Sultan 2. Alâeddin Keykubat'a danışman olduğu da söylenmektedir.
Nasreddin Hoca, Konya’daki eğitim sürecinden sonra icazet alarak müderris oldu. Şeyhi ve Hocası Hayrani’nin Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiyesi sebebiyle burada bulunması nedeniyle buraya yerleşti. Hatta devrin ve bizzat kendisinin iktisadi anlamdaki zor şartlarından dolayı Akşehir’deki evini de ona Hocalarından Seyyid İbrahim Sultan hediye etmiştir.
Hoca, ilmi çalışmalarını bundan sonra burada devam ettirdi. Akşehir’de müderrislik görevinde bulundu. İmamlık, kadılık ve vaizlik yaptı. Ömrünün büyük bir bölümünü burada geçirdi.
__________________
Güzelliğin bir zerresi olan Leyla için uykuları sürgün etmek çok değilse,
Güzelliğin kaynağı olan Mevla için bir ömrü feda etmek az bile...
  Alıntı ile Cevapla
maveraünnehir kardeşimize bu mesajı için yandaki üyelerimiz tarafından dua dua edildi.
~ pertev ~ (31 Ara 2009)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Telif Hakkı © CennetYolu.Biz 2005-2008
Tema Uygulama Fosaloglu & Dizayn Milon4